-filmi sevmedin di mi?
-...
-halbuki bütün romantikler severler...
-sevmedim demedim
-çok gerçekçi değiller mi? Verdikleri tepkiler, flört ederkenki halleri...
-nesi gerçekçi c allah aşkına?! Bir de kızın gitmesine izin veriyor! Koşup treni durdurmaması mı gerçekçi? Altı ay görüşmeyeceklermiş de, sanki birbirlerini bulmaları mümkünmüş gibi... Ben olsam bırakmam, ya da onunla giderim, bu gerçekçi...
-ama koşullar, kem küm...
-hem böyle aşk olur mu? Sen yaşadın mı ki böyle bir şey?
-...
-böyle bi geceyi geçirip, konuşarak da sonra bilmem ne...
-evet.
-yalancı!
-!?%$#...
Adam haklı beyler. Ya göndermeyeceksin, ya peşinden koşacaksın. Romantizm uğruna ölmeye gerek yok, aşk için ölmeli gerekirse. Ya da bilmem...
sakıncalı film before sunset zamanlama itibariyle...
tekrar, bu kez yalnız başıma izlerken kolilerin arasında, celine'in cümlelerini yıllarca kendim söyler gibi çalmış mıyım, yoksa içimden hakikaten mi aynıları geçmiş bilemedim. bazen de little jesse'nin...
Şimdi son şansım buzdolabımı boşaltmak için. Yeni evim, yeşil dolu salonum beni bekliyor.
No comments:
Post a Comment